Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/124 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53,58 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1.Mahkemece; hakkında başka suçtan kesinleşmiş hapis cezasının infazı için aranan sanığın, kolluk görevlilerince yakalandığında suça konu S.G.nin kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, alınan ekspertiz raporu ve yapılan gözlemde belgedeki sahteciliğin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun anlaşıldığı, böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu nüfus cüzdanı belgesinin aslı, ... Kriminal Polis Laboratuvarının ekspertiz raporu, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
1.Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden, Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkin temyiz isteği yönünden, sanık lehine uygulanma imkanı bulunan tek yasal düzenlemenin 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenleri olduğu ve anılan madde sanık lehine uygulandığından hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; suça konu belge aslının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/124 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasının müsadere ile ilgili kısmında yer alan "...TCK' nun 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE," ibaresinin çıkarılarak yerine "...dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.