TCK'nın 85/1,62,53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir; suç tarihinin 22.07.2008 olarak ve ölenin çocukları olan Mehmet, Tuğba ve Kadir'in doğum yıllarının 1972 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edilmiştir.

Olay günü gündüz saat 07: 45 sularında açık havada, meskun mahalde, 12 metre genişliğindeki, 2 yönlü, yüzeyi kuru, asfalt kaplama yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan sanığın, hızını mahal şartlarına ayarlayamayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle karayolu dışında bulunan ölene çarpmasıyla sonuçlanan olayda, sanığın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonrası olay mahallinden kaçması ve suçun işlenmesindeki özellikler nedeniyle, sanık müdafinin lehe hükümlerin uygulanması konusunda talepte bulunmasına karşın paraya çevirme konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi gerekçesiyle tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin ceza uygulamasına ve takdiri indirime, sanık müdafinin kusura, bilirkişi raporlarına, ceza uygulamasına, eksik incelemeye, paraya çevirmeye, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasında TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim yapılırken, netice cezanın 2 yıl 1 ay yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 13 ay olarak tayini suretiyle eksik ceza verilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2. paragrafında yer alan “1 YIL 13 AY” ibaresinin, “2 yıl 1 ay” şeklinde değiştirilerek, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.