Mahkumiyet
1-Sanığın, hırsızlık ile elde edilmiş cep telefonunu satmak amacıyla, katılana ait olan orijinal basın kartı fotokopisinin yer aldığı belge üzerine, onun bilgisi olmaksızın adını yazıp imzasını atmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, dosya içerisinde, 23.08.2012 suç tarihli Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.05.2014 tarih ve 2014/9732 Esas sayılı iddianamesi ile bu iddianame içeriğinin anlatıldığı, 23.12.2013 suç tarihli aynı Başsavcılığın birleştirme talepli 12.06.2014 tarih ve 2014/13006 Esas sayılı iddianamesinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, mükerrer yargılama yapılmaması ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi açısından; sanık hakkında yukarıda belirtilen dava ve aynı eylemleri nedeniyle açılmış başka davalar bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa bu dosyalar da duruşmaya getirtilip incelenerek suçların aynı kasıt altında işlendiğinin tespiti halinde mümkünse birleştirilmesi, aksi halde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulup, hukuki kesintiyi oluşturan iddianamelerin düzenlendiği ve suçun işlendiği tarihler saptanarak, sanığın eylemlerinin ayrı suçları oluşturup oluşturmadığı ya da zincirleme suç niteliğinde olup olmadığı belirlenip, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/615 Esas sayılı ilamının TCK’nin 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nin 253/1. maddesi uyarınca, 5237 sayılı TCK’nin 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemi yerine getirildikten sonra, söz konusu ilam veya diğer adli sicil kayıtlarının esas alınarak TCK'nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulanmanın, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.