TCK'nın 85/2,62,53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiş; sanık hakkında hükmolunan cezanın nev'i ve süresi itibariyle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kurumların uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, bu kurumların uygulanmama gerekçesi olarak zararın giderilmemesi ve suçun işlenmesindeki özelliklerin gösterilmesi, fazlalık olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, ceza uygulamasına, lehe hükümlerin uygulanmasına, paraya çevirmeye ve eksik incelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" kıstası uygulanamayacağından, temel cezanın belirlenmesinde gerekçe gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “suç sebep ve saikleri, failin amacı” ibarelerinin çıkarılarak, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.