466 sayılı Kanuna göre tazminat

Süre yönünden red

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı vekilinin eski tarihli olan 21.02.2001 günlü vekaletname ile dava açtığı gözetilerek davacı asilin çağrılarak vekalet ilişkisinin devam edip etmediği davaya muvafakatı bulunup bulunmadığı hususlarında beyanının alınmaması kanuna aykırı,
Kabule göre de;
Kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı da göz önüne alınarak, davanın süresinde açıldığının kabulü ile yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.