1-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,53/6,63. maddeleri gereğince mahkumiyet.

2-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın
281/1,62,50/1-f. maddeleri gereğince mahkumiyet.

3-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 281/1,62,50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince
mahkumiyet.

Taksirle öldürme suçundan sanık ...'ün, suç delillerini gizleme suçundan ise sanıklar ... ve ...'nın mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-İki sınır arasındaki temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, sanığın kusur durumu, olayda bir kişinin ölmesi, olayın oluş şekli, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıka kaydı da bulunmayan sanık ... hakkında en üst sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle fazla ceza tayini,

2-Her ne kadar sanık ..., olay sonrası olay yerine giderek sanık ...'ün kaza yaptığı arabayı olay yerinden götürüp çalıştığı iş yerinin bahçesinde saklamış ise de, sanığın daha sonra polisleri telefon ile arayarak olayı ihbar ettiği, çalıştığı iş yerine gelen polislere de olayı doğru şekilde anlattığı ve kaza yapılan arabayı gösterdiği anlaşılmasına ragmen, hükümde 5237 sayılı TCK'nın 281/3.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

3-Sanık ...'nın olay sonrası sanık ...'ün çağrısı üzerine oğlu olan sanık ...'nın çalıştığı iş yerine geldiği ve kazayı oğlu Fahrettin'in yaptığını zannederek kaza yapılan aracın üzerini branda ile örttüğü anlaşılmış ise de, olayın polislere ilk olarak sanıklarca ihbar edildiği, 16.09.2007 tarihli Yakalama ve Teslim Tutanağına görede görevlilere sanıkların samimi beyanda bulunduklarının belirtildiği ve kaza yapılan aracın gösterildiği, bu nedenlerle sanık ...'nın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık ...'nın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

4-Katılanlar yararına hükmedilen vekalet ücretinin ve sanıkların sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin, sanıklardan nasıl alınacağının hükümde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık Fafrettin Taşkafa müdafii ile sanık ... ve ...'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.