Mahkumiyet
Sanık hakkında 2006,2007 ve 2008 takvim yıllarında “sahte belge kullanma” suçlarından kamu davası açıldığı ve her bir takvim yılının birbirinden bağımsız ve ayrı suçlar olduğu gözetilmeden yazılı şekilde tek suçtan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller, gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak, yüklenen suçun sübutu kabul, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.