Mahkumiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan,2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.03.2021 tarihli, 2016/297002 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

A. Sanık müdafinin temyiz nedenleri;

Verilen kararı temyiz ettiklerine ilişkin.

B.Katılan vekilinin temyiz nedenleri;

1. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,

3.Sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

4. Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.

Mahkemece, sanık savunması, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın III. Derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazda üzerinde bina niteliğinde izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunarak üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

Suça konu taşınmazın Taşınmaz Kültür ve Tabia Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 03.07.1987 gün 3492 sayılı kararı ile tescilli kentsel ve III. Derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığı anlaşılmıştır.

04.07.2013 tarihli yapı tatil zaptı ile suça konu 68 ada 142 parsel sayılı taşınmaz üzerinde mevcut yapıya ilave izinsiz yapı yapıldığı tespit edilmiştir.

Mahkemece 12.06.2015 tarihinde keşif yapılmış, keşif akabinde alınan heyet raporu ile; suça konu taşınmazda mevcut binaya ek 117,76 metre kare ek kaçak ruhsatsız ilaveler yapıldığı, tamamının bina statüsünde olduğu, ek imalatların 2013 yılında yapıldığı, imalatların III. Derece arkeolojik sit alanında kalan zeminde herhangi bir tahribata neden olmadığı, ancak 16 ncı madde gereği sit alanlarında sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılması gerektiği bildirilmiştir.

Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihinde koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak kapsadığının tespiti halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamadığının tespiti halinde ise aynı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

Kabule göre de;
1.5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtar edilmemesi,

2. Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumdan çektirilmesi ihtarı yapılırken dayanak kanun maddesinin gösterilmemesi,

3. 5237 sayılı Kanun2un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.02.2024 tarihinde karar verildi.