İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, talebin hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, talep eden davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, talep eden davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Ankara ili Çankaya ilçesi Balgat (...) Mahallesi çalışma alanında, 1946 yılında yapılan kadastro sırasında, 2096 ada 19 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edildikten sonra, Devlet Ziraat İşletmeleri tarafından tapu kaydına dayalı olarak tespite itiraz edilmesi üzerine Komisyonca aynı kuvvette belgelerin ibraz edilmiş olması nedeniyle tarafların on beş gün içerisinde Kadastro Mahkemesine müracaatları icap edeceğinden netice-i hükme kadar tescilin tehirine karar verilmiş, kararın tebliğine rağmen taraflarca dava açılmaması ve sicil oluşmaması üzerine 22.11.1980 tarihinde taşınmaz hakkında yeniden yapılan kadastro sırasında 05.02.1940 tarih ve 6 nolu tapu kaydı, 5659 sayılı ... Kuruluş Kanun'un (5659 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi, ... oğlu ...'e ait tapu kaydının davaya konu taşınmaza ait olmaması ve kayıt maliklerinin de bu yerde bir tasarruflarının bulunmaması, taşınmazın Atatürk Orman Çiftliği İdaresinde olup 1987 ve sonraki yıllarda Büyükşehir Belediyesince üzerine sera ve sair binalar yapılması ve fidan dikilmesi nedenleriyle, tarla vasfıyla Atatürk Orman Çiftliği adına tespit edilmiştir.
Davacı ... oğlu ... mirasçıları tarafından, T.evvel 1320 tarihli ve 74 nolu tapu kaydına dayanılarak açılan kadastro tespitine itiraz davası neticesinde Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.03.2001 tarihli ve 2000/752 Esas, 2001/174 Karar sayılı kararıyla; davacılar ... oğlu ... mirasçıları ... ve müştereklerinin davalarının reddine, çekişmeli 2096 ada 19 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, temyiz incelemesinden geçerek 25.12.2001 tarihinde kesinleşmekle taşınmaz 11.02.2002 tarihli ve 1143 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edilmiştir.
Bilahare; davacı ... ve arkadaşları vekili 11.06.2021 tarihli dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi olan ... oğlu ... ...'e ait olan tapuda Ankara ili Balgat ilçesi Tilki Çukuru Mevkii T.Evvel 1320 D.Tarihli ve 74 sıra numarası ile kayıtlı taşınmazın 1946 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu ile kayıt maliki mirasçıları tarafından mülkiyet iddiasında bulunulduğundan malik hanesi boş bırakılarak tapuya tespitinin yapıldığını, TKGM taşınmazın hukuki durumunun netliği kavuşması için yeniden çalışma yaparak 1990 yılında yapılan kadastro çalışmalarında malik olarak Atatürk Orman Çiftliği' nin belirlendiğini, mirasçılar tarafından yapılan tespite itiraz edildiğini ve Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/141 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulduğunu, yeniden yapılan yargılamayla Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/752 Esas, 2001/174 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 2096 ada 19 parsel numarası ile Atatürk Orman Çiftliği adına tesciline karar verildiğini, ancak konusunda uzman bilirkişi tarafından taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli hava fotoğrafları ile yine Harita Komutanlığının kesin kuralları gereğince taraflarınca temini mümkün olmayan mahale ait eski tarihli haritalar üzerinde bilimsel inceleme yapıldığını ileri sürerek, sonuca etkili alınan uzman görüşünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375(1)/ç maddesi kapsamında belge olduğunu kabulüne karar verilerek 2096 ada 19 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulü ile mahkemenin 2000/752 Esas 2001/174 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve taşınmazın miras oranları çerçevesinde davacılar adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... Yargılamanın iadesine konu olan 28.03.2001 tarihli Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/752 Esas, 2001/174 Karar sayılı hükmünün 23.10.2001 tarihinde Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2001/8135 Esas, 2001/7326 Karar sayılı ilamı ile onanarak 25.12.2001 kesinleştiği, hükmün kesinleşme tarihinden itibaren davanın açılmış olduğu, 10.05.2021 tarihine kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 377/1 inci maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, talebin hak düşürücü süre dolduktan sonra yapıldığı ..." gerekçesiyle, yargılamanın iadesi talebinin hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararı ile; " yargılamanın iadesine konu olan hükmün kesinleşme tarihinden, davanın açılmış olduğu tarihe kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 377/1 inci maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gibi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375 inci maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak belirtildiği, ileri sürülen hususların bu nedenlerden hiçbirine uymadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.