Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
14.11.2013 tarihli mahkûmiyet kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, Anayasa'nın 40/2,5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği hâlde, kararın yasa yolu bildiriminde kararı tefhimden itibaren temyiz edebileceğinin belirtilmediği, sanık hakkındaki erteli hapis cezalarının, kararın temyiz edilmemesi nedeniyle 01.02.2014 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine, mahkemenin 07.08.2018 tarihli ek kararı ile, hırsızlık suçundan verilen 11 ay 20 gün hapis cezasının takdiren 5 ay 25 gün hapis, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 10 ay hapis cezasının ise takdiren 5 ay hapis cezası olarak infazına karar verildiği, ek kararın 08.09.2018 tarihinde sanığa cezaevinde tebliği esnasında anlatılmak suretiyle tebliğ edilmemesi nedeniyle bu tebligatın da usûlüne göre yapılmadığı, UYAP'tan yapılan incelemede bu suçların infazına 26.12.2019 tarihinde başlandığı, sanığın 24.01.2022 tarihli dilekçesi ile 14.11.2013 tarihli karara yönelik olarak eski hâle getirme ve temyiz talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 14.11.2013 tarihli karardan en geç infazına başlandığı 26.12.2019 tarihinde haberdar olduğunun anlaşılması karşısında, 14.11.2013 tarihli hükmü, 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 24.01.2022 tarihinde temyiz eden sanığın süresinde olmayan temyiz ve eski hâle getirme isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.