İNCELEME KONUSU
Mahkumiyet
Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/675 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararı istinaf edilmeksizin 25.05.2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2021/12234 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB-2022/40849 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB-2022/40849 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1-Olay tarihinde kolluk kuvvetlerince durumundan şüphelenilmesi sebebiyle durdurulan sanığın kendi rızasıyla görevlilere teslim ettiği, üzerinde "ZORAKİ MOD 2918-T" ibaresi bulunan tabancanın mevcut haliyle, dosyada mevcut Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10/02/2020 tarihli ve BRS-BLS-20-00803 sayılı raporuna göre; yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olmadığı, ele geçirilen 3 adet 7,65X17 mm çapındaki fişeklerin anılan Kanun'a aykırılık teşkil ettiğinin bildirilmesi karşısında sanığın üzerine atılı bulunan eylemin mezkur Kanun'un "Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezasıdır." şeklindeki 13/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54. maddesinde 1-4. fıkrasında yer alan,"(1)İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. (4)Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir." şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, olay tarihinde ele geçirilen ve Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10/02/2020 tarihli ve BRS-BLS-20-00803 sayılı raporuna göre, bulundurulması suç olan, 6136 sayılı kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah fişeklerinden olduğu bildirilen 3 adet 7,65X17 mm çapındaki fişeklerin müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu hususta karar verilmemesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası "Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." ve dördüncü fıkrası "Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezasıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
2. Sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine kolluk güçleri tarafından kaba üst yoklaması yapılmak istendiği sırada belindeki 1 adet ruhsatsız tabanca ve şarjörüne basılı halde 3 adet fişeğin ele geçirildiği, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan 24.03.2020 tarihli Uzmanlık Raporu'nda tabancanın 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz olmadığı, ancak bir silah ustasının esaslı aletli müdahalesi ile fişek yatağının bilinen çap ve tipteki ateşli silah fişeklerine uyumlu hale getirilmesine müteakip bu fişekleri patlatması halinde 6136 sayılı Kanun'a göre yasak vasfını kazanabileceği, ancak ele geçirilen üç (3) adet fişeğin 6136 sayılı Kanun'a göre, yasak niteliğini haiz ateşli silah fişeklerinden olduğu ve deneme atışlarında kullanıldığı hususlarına yer verilmiştir.
3.Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan 24.03.2020 tarihli Uzmanlık Raporu'nda ele geçirilen tabancanın mevcut durumu ile 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olmadığı ancak arızanın bir silah ustasının esaslı ve aletli müdahalesi ile giderilmesi halinde 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silah vasfının kazanacağının belirtilmesi karşısında; 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulu'nun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokolün 6 ncı ve 9 uncu maddeleri gözetilerek ayrıca ele geçirilen üç (3) adet fişeğin deneme atışlarında patlatıldığı hususu da dikkate alınarak adli emanetin 2020/3913 sırasına kayıtlı silah ve şarjörün müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
4.İnceleme konusu hüküm hakkında silah ve şarjörün müsaderesi hususu yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 08.05.2024 tarihinde karar verildi.