İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/415 Esas, 2019/132 sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri ile 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2019/778 Esas, 2020/919 sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.03.2022 tarihli ve temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz istemi özetle;

1.Hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,

2.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Sanığa ait olduğu tespit edilen sosyal medya hesabında paylaşım tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “16.11.2015” olarak gösterilmesi gerekirken "27.06.2018" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzeltilerek onama nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddine,

Ancak gerekçeli kararda sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas hüküm bulunduğunun belirtilmesine rağmen tekerrüre esas olduğu anlaşılan Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/533 Esas, 2014/13 Karar sayılı sanık hakkında 10 ay hapis cezasına hükmedilerek hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmün, tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasında gösterilmemesi ile yine söz konusu fıkrada somut olayda uygulama yer bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2019/778 Esas, 2020/919 sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür uygulamasına ilişkin kısmın tamamen çıkartılarak yerine "sanığın adli sicil kaydında yer alan Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/533 Esas, 2014/13 Karar sayılı, sanık hakkında 10 ay hapis cezasına hükmedilerek hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmü tekerrüre esas olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.