SUÇLAR: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye
sokulması
İNCELEME KONUSU
Mahkumiyet
Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2006 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 647 sayılı Kanun'un 4 üncü ve 72 nci maddeleri uyarınca 1.635,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin temyiz edilmeksizin 05.05.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.01.2022 tarihli ve 2021/23337 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/17520 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/17520 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre;
1.Kayden 15/06/1986 doğumlu olup, suçun işlendiği 09/07/2003 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Hükümlü ...'in hükümden sonra 17.09.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, mahalli mahkemesince hükümlü hakkındaki hükmün 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
A. (1) Numaralı Bozma İstemi Yönünden;
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu somut uyuşmazlıkta, hükümlü ...'in kayden 15.06.1986 doğumlu olması karşısında, suç tarihi olan 09.07.2003 tarihinde 15-18 yaş grubu içinde olup hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan tayin olunan cezadan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince indirim yapılmaması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. (2) Numaralı İstem Yönünden;
Hükümlü hakkında Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2006 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasının 647 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca günlüğü 9,00 TL'den 1.350,00 TL adli para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca verilen adli para cezaları içtima edilerek hükümlünün toplam 1.635,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
A. (1) Numaralı İstem Yönünden;
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2006 tarihli ve 2004/787 Esas, 2006/145 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükmün (1) numaralı fıkrasından sonra gelmek üzere, "suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına’’ fıkrasının eklenmesine, ikinci fıkrasında yer alan "5 ay" ibaresi çıkartılarak yerine "3 ay 10 gün" ibaresinin yazılmasına, (A) bendinde yer alan "3.000" ibaresi çıkartılarak yerine "2.000,00" ibaresinin yazılmasına; hükmün (2) numaralı fıkrasından sonra gelmek üzere "suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 765 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 3 ay hapis ve 171,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına’’ fıkrasının eklenmesine, ikinci fıkrasında yer alan "5 ay hapis ve 285" ibarelerinin çıkartılarak yerine "2 ay 15 gün hapis ve 142,00 TL" ibarelerinin yazılmasına, (B) bendinde yer alan "1.350" ibaresi çıkartılarak yerine "675" ibaresinin ve devamındaki fıkrada yer alan "1.635" ibaresi yerine "817" ibaresinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,
B. (2) Numaralı İstem Yönünden;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.