İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2015 tarihli iddianamesi ile, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sağlık için tehlike oluşturabilecek madde temini suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 13.02.2017 tarihinde itirazen kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde kasten yeni suç işlenmesi nedeniyle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık müdafi ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinafı üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli kararı ile, dosya üzerinden incelemede, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, sağlık için tehlike oluşturabilecek madde temini suçundan dönüşen vasıf yönünden idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan duruşma açılarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olduğu ve bu suçtan verilecek cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan ... vekilinin temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sağlık için tehlike oluşturabilecek madde temini suçlarından alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Katılan ... Eğrek vekilinin temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sağlık için tehlike oluşturabilecek madde temini suçlarının unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.
5. Sanık müdafiinin temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden vekalet ücreti tayin talebine ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın, Ünye Çocuk yuvasından kaçan katılanlara, şarap ve bally temin ettiği ve rızası geçersiz olan katılanları rızaen yanında ve evinde tutarak hürriyetinden yoksun kıldığı ilişkindir.
2. Çocuk Yurdu görevlilerince 20.10.2015 tarihinde katılan çocukların kayıp olduklarına dair müracaatın yapıldığına, 23.10.2015 tarihinde Ordu il merkezinde bulunduklarına dair 25.10.2015 tarihli olay ve araştırma tutanağı dosyadadır.
3. Katılanlara ait 23.10.2015 tarihli raporlarda, alınan örneklerde, cannabinoid (esrar) etken maddesinin pozitif olduğu ve alkolsüz oldukları bildirilmiştir.
4. Sanık savunmasında, alkolü kendisinin ve Zafer isimli arkadaşının içtiklerini, katılanlara vermediklerini, evinde kısa süreli sohbet ettiklerini, Zafer'in kuzeni olarak tanıttığı kızların, barakada kalmak istediklerini anlayınca şüphelenip yanlarından ayrıldığını beyan etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Sanığın suçları sabit görülüp, atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler isabetli bulunmamış ve dosya üzerinden incelemede, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ve çocuklara alkol temin etme eyleminin de 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun (4250 sayılı Kanun), 4620 Sayılı Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ile değiştirilen 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının delaletiyle 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari yaptırıma bağlandığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu (5326 sayılı Kanun) uyarınca idari yaptırım kararı verilmesi için gerekli zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1. Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden beraat kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Katılan ..., 25.01.2001 ve katılan ..., 26.07.2002 doğumlu olup, suç tarihinde 15 yaşından küçüktür.
3. Katılan ..., aşamalardaki ifadelerinde, sanık ...'in aldığı şaraptan içtiklerini, sonrasında sanığın yanlarından ayrıldığını, sanık ...'in, temyiz dışı sanık Onur Mehel'in evine de gelip, kısa bir süre sonra ayrıldığını, tekrardan buldukları sanık ... ve diğer arkadaşları ile bir barakaya girdiklerini, sanık ... ve temyiz dışı sanık Zafer Sakiner tarafından getirilen bally maddesini nefes yoluyla çektiklerini, sanık ...'in sonrasında yine yanlarından ayrıldığını beyan etmiştir. Katılan ... ise, sanık ...'in getirdiği şarabı içtikten sonra sanığın ayrıldığını, sanığın evine saat 09.30 sıralarında gidip, öğle olmadan ayrıldıklarını, temyiz dışı sanık Onur'un da evine gelip, kısa süre sonra ayrıldığını, barakada iken, temyiz dışı sanık Zafer tarafından temin edilen bally maddesini kullandıklarını, sonrasında sanığın yine yanlarından ayrıldığını beyan etmiştir.
A. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
1. Katılanların anlatımları, olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ve sanık savunması ile tüm dosya kapsamına göre, yurttan kaçan ve 15 yaşını doldurmayan katılanlar ile bir kafede oturduğu, katılanları evinde çok kısa süreliğine misafir ettiği ve katılanların bulundukları barakada kısa süreliğine katılanlarla birlikte oturduktan sonra yanlarından ayrıldığı anlaşılan sanığın eyleminde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesi düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve katılanlar vekilleri ile Cumhuriyet savcısının, dosya üzerinden yapılan değerlendirme ve sübuta ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Aynı davada yargılandığı kabahat türü eylemi nedeniyle idari para cezası verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi nedeniyle, kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık yararına, hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
B. Sağlık için tehlike oluşturabilecek madde temini suçu yönünden;
1. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ışığında, katılan anlatımları, doktor raporları ile sanık savunması ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, katılanlara bally maddesini temin ettiğine dair sanık savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.
2. Katılanlar istikrarlı olarak, sanık tarafından temin edilen alkollü içeceği tükettiklerini beyan etmişler, ancak katılanlardan alınan örneklerde alkol tespit edilememiş ve katılanların sağlıklarının tehlikeye düştüğüne dair delil elde edilememiştir. 18 yaşından küçük katılanlara alkollü içki temin eden sanığın, katılanların sağlığını tehlikeye soktuğunun belirlenememesi karşısında, eyleminin, 4250 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari yaptırıma tabi olduğu ve 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresi 5 yıl olması ve sanığın kabahat oluşturan eylemiyle ilgili soruşturma zamanaşımı süresi dolması gerekçesiyle hakkında idari para cezası yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde ve gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “sanık kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. kısmının II. bölümü gereğince 1.700,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sağlık için tehlike oluşturabilecek madde temini suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde ve gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli kararında katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi