Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suça konu evin müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanığın temyiz sebepleri; suça konu yerin dedesinden kaldığına, yeni açılan bir yer olmadığına, orman sınırının tarafınca tespitinin mümkün olmadığına,20 m2lik ... bir alanın orman sınırları içinde kaldığından bahisle ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanması gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Köy muhtarının şikâyeti üzerine orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, sanık
tarafından yaptırılan 36,92 m2'lik evin 20 m2'sinin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanun'un 93/1. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; dedesinden kalan yayla evinin kalıntıları üzerine yeniden ev inşa ettiğini, temelin dışına çıkmadığını, suça konu yerin orman olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişisi raporunda; suça konu işgal edilen alanın, suç tarihinden önce orman kadastrosu sınırları kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu belirtilmiştir.
Suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki evin ormanlık alanda olduğu tespit edilen 20 m2'sinin müsaderesine mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık suça konu arazinin orman olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, tutanak tarihinden önce suça konu yerde orman kadastro sınırının kesinleştiği nazara alınıp sanığın bu hususu bilmemesinin mümkün olmadığı kabul edilerek savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.