Mahkûmiyet

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiin temyiz isteği, sanığın suça konu yerde 500 dönüme yakın arazisi olduğuna, suça konu yer tapulu yere bitişik olduğundan Milli Emlak idaresi ile satın almak için yaptığı görüşmede suça konu yerin tarımsal faaliyete uygun olduğuna ve orman olmadığına, üçüncü kişilere satılabileceği belirtildiğinden iyiniyetli bir şekilde zeytin diktiğini, işgal kastı olmadığına, bu nedenle Türk Ceza Kanunu'nun 30 uncu maddesi uyarınca hataya düşüldüğüne ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1.Şikâyet üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, 40 dönümlük orman alanına 1480 adet zeytin ağacı dikildiği tespit edilmiştir.

2.Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3.Sanık savunmasında, 425 dekar arazi satın aldığını, bu arazilerin arasında suça konu yerin kaldığını, satın almak için Maliyeye başvurduğunu, zeytin dikebileceğini söylediklerini, orman olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

4.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı, zeytin ağacı ve nar fidanları dikilerek etrafının tel çit ile çevrildiği tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda dava konusu alanın 199 ada 1 nolu orman parseli olduğu belirlenmiştir.

5.İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın suç kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.

6.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) Kanun'un 280 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilerek sanığın 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, zeytin ağaçları, nar fidanları, tel çit ve demir direklerin müsaderesine karar verilmiştir.

7.Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı,sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin kabul edilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.