Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi Türkiye Taşkömürü Kurumu Vekilinin Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Suçtan doğrudan zarar gören, katılma ve hükmü temyize hakkı bulunan kurumun Orman İdaresi olduğu anlaşılmış olup, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve hükmü temyiz yetkisi bulunmayan şikâyetçi kurum adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Suça konu yerde ele geçen ray sistemi hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 18.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
1-Şikâyetçi Türkiye Taşkömürü Kurumu Vekilinin Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Suçtan doğrudan zarar gören, katılma ve hükmü temyize hakkı bulunan kurumun Orman İdaresi olduğu anlaşılmış olup, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve hükmü temyiz yetkisi bulunmayan Müşteki adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel mahkeme kararına yönelik katılan İdare vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.