Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil
aracının müsaderesine yer olmadığına
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İhbar üzerine sanığın sevk ve idaresindeki...plakalı aracın gümrük sahasından çıktığının görülmesi üzerine durdurularak yapılan aramada, aracın torpido bölümünün iç kısmına gizlenmiş vaziyette, bagaj kısmında bulunan üzeri halıfleks ile kaplı ağzı saç kapaklı yerde ve aracın yakıt deposunun arka kısmında bulunan boşluğa gizlenmiş vaziyette muhtelif oto parçalarının ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; suça konu eşyaları Suriye'den satın alarak arabanın gizli yerlerine sakladığını, her iki gümrükte de arabanın eşya bulunamadan geçtiğini, ancak polislerin durdurup arama yapması üzerine suça konu eşyaların yakalandığını, suçta kullanılan nakil aracının...'ya ait olduğunu beyan etmiştir.
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araçta ele geçirilen eşya miktarı, suçun işleniş biçimi, sanığın ikrara yönelik savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın suça konu gümrük kaçağı eşyaları ticari amaçla bulundurduğu anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılık dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2022 tarihli ve 2012/356 Esas, 2012/413 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemini diğer sanıklarla birlikte işlememesi nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine anılan hükmün açıklandığı, sanık müdafii ile nakil aracının iadesi kararına hasren katılan ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde, incelemeye konu işbu hükmün kurulduğu cihetle; sanığın eylemini diğer sanıklarla birlikte işlememesi nedeniyle hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesine ve sanıktan ele geçen kaçak eşyalara ilişkin düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre gümrüklenmiş değerin 17.041,00 TL olmasına rağmen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulurken dosya kapsamında bulunan diğer sanıklardan ele geçen eşyaların gümrüklenmiş değeri de toplanarak sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı olan 141.280,00 TL'yi ödemesi halinde 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtaratında bulunulması nedeniyle sanıktan ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktar sanığa doğru olarak bildirilerek dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Suça konu kaçak eşyaların 17.041,00 TL olan gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre hafif değerde olduğu gözetilerek sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, eşyanın değerinin fahiş olduğu kabul edilmek suretiyle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.Davaya konu kaçak eşyanın, suçta kullanılan...plakalı nakil aracının özel olarak hazırlanmış gizli tertibatı içinde taşınmasına rağmen aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğundan bahisle nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiş ve ayrıca sanık hakkındaki Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2012 tarihli ve 2012/356 Esas, 2012/413 Karar sayılı açıklanması geri bırakılan kararda, Gümrük İdaresince alıkonulan araç üzerinde keşif yapıldığı belirtilmiş ise de, araç hakkında düzenlenen keşif zaptı ile bilirkişi raporu dosya içerisinde bulunmadığı gibi aracın ruhsat bilgileri, suç tarihi itibarıyla nakil aracının fiilen kim tarafından kullanıldığı, aracın malen sorumluya ait olması
durumunda iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup olmadığı hususlarına ilişkin dosya içerisinde bir belgenin de bulunmadığı anlaşılmakla, anılan belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde dosya içerisine alınarak tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.