Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

Kaş ilçesi Gelemiş Köyü 214 ada 6 parsel ... taşınmaz, 3402 ... Kanun'a 5831 ... Kanun'la eklenen Ek madde 4 gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, 10.11.1997 tarih 1122 sıra tapu kaydı dayanak alınarak zeytinli tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde davalı gerçek kişinin kullanımında olduğu ve 1. derecede arkeolojik ve doğal sit alanında kaldığı belirtilerek Hazine adına tesbit edilmiştir.

Davacı 10.01.2012 tarihli dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın 500 m2 bölümünü 29.11.1989 tarihli adi satış senedi ile satın aldığını ve kendi kullanımında olduğunu öne sürerek, beyanlar hanesindeki şerhin 500 m2 lik bölüme ilişkin olarak iptali ile kendi kullanımında olan bölümün ayrı parsel numarası verilmek suretiyle tescilini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın hatalı kadastro şerhinin kısmen iptali ile, 500 m² kısmının bağımsız parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/1626 Esas, 2014/4566 Karar ... kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/1626 Esas, 2014/4566 Karar ... bozma kararında özetle; " verilen kararın infazının mümkün olmadığı, çekişmeli taşınmaza ilişkin tutulan tesbit tutanağından, taşınmazın 1. derecede arkeolojik sit alanında kaldığının anlaşıldığı, 2863 ... Kanun'un 5663 ... Kanun'la değişik 11/1-son cümlesi uyarınca kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilân edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği hükmünün kullanım yönünden uygulanıp uygulanmayacağının irdelenmediği, mahkemece, çekişmeli parselin 500 m2 bölümüne ilişkin olarak iptal kararı verilerek bu bölümün ifrazına karar verilmiş ise de, ifraz işleminin nasıl yapılacağı ve taşınmazın neresinden ifraz edileceğine ilişkin olarak bilirkişilerden infazı mümkün raporda alınmadığı açıklanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki arkeolojik sit alanına ilişkin haritanın bulunduğu yerden getirtilmesi, daha sonra önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir fen elamanı ve bir arkeolog bilirkişi eşliğinde yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, tarafların dayandığı adi satış senedi, noter tarafından düzenlenen zilyetliğin devri ve taşınmaz satış sözleşmesi ve ekleri kroki ile arkeolojik sit haritasının yerel bilirkişi ve tarafların gösterecekleri tanıklar aracılığıyla mahalline uygulanması, bilirkişilerden keşfi izlemeye ve denetime elverişli, infazı mümkün bulunan rapor ve kroki alınması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek 2863 ... Kanun'un 5663 ... Kanun'la değişik 11/1-son cümlesi nazara alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, kabule göre de; yörede yapılan kadastro çalışmasının 3402 ... Kanun'a 5831 ... Kanun'la eklenen Ek madde 4 uyarınca yapıldığı, bu çalışma alanında mülkiyet hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mülkiyetin Hazineye ait olduğu, çalışmada yalnızca kullanıcıların tesbiti yapılarak tesbit tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesi işleminin yapıldığına göre, ifraz edilen bölüm ile taşınmazın diğer bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmemesinin de doğru olmadığına " değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, dava konusu 214 ada 6 parsel ... taşınmazın beyanlar hanesindeki 2 ve 3 no.lu şerhlerin iptaline, 18.09.2015 tanzim tarihli fen bilirkişisi Osman Karabaş'ın raporunda (A) harfi ile gösterilen 500,00 metrekarelik kısmının ifrazının mümkün olması halinde; aynı adada en son parsel numarasından sonra yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle beyanlar hanesine ''1- 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 2- Taşınmaz 1989 yılından beri Alaettin oğlu ... kullanımındadır. 3-Taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı betonarme bina ve iki adet harabe halindeki bina Alaettin oğlu ...'e aittir. 4- 1. derece Arkeolojik sit alanında kaldığından korunması gereken kültür varlığıdır. 5- 1. derece doğal sit alanında kaldığından korunması gereken kültür varlığıdır. 6- Eski Eserdir.'' şerhinin düşülerek zeytinlik vasfıyla Hazine adına tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 649,11 metrekarelik kısmının beyanlar hanesinin iptal edilen 2 no.lu maddesine ''Taşınmaz 1997 yılından beri Süleyman oğlu ... kullanımındadır. Taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı bina Süleyman oğlu ...'a aittir.'' şerhinin düşülerek zeytinlik vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmazın 18.09.2015 tanzim tarihli fen bilirkişisi Osman Karabaş'ın raporunda (A) harfi ile gösterilen 500,00 metrekarelik kısmının ifrazının mümkün olmaması halinde ise, taşınmazın beyanlar hanesinin 2 numarasına ''18.09.2015 tanzim tarihli fen bilirkişisi Osman Karabaş'ın raporunda (A) harfi ile gösterilen 500,00 metrekarelik kısmı 1989 yılından beri Alaettin oğlu ... kullanımındadır, (B) harfi ile gösterilen 649,11 metrekarelik kısmı 1997 yılından beri Süleyman oğlu ... kullanımındadır'', 3 numarasına "8.09.2015 tanzim tarihli fen bilirkişisi Osman Karabaş'ın raporunda (A) harfi ile gösterilen 500,00 metrekarelik kısım üzerinde bulunan tek katlı betonarme bina ve iki adet harabe halindeki bina Alaettin oğlu ...'e aittir, (B) harfi ile gösterilen 649,11 metrekarelik kısım üzerinde bulunan iki katlı bina Süleyman oğlu ...'a aittir.'' şerhinin düşülmesine, taşınmazın kadastro tespitindeki gibi zeytinlik vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.05.2017 tarihli ve 2016/10411 Esas, 2017/3215 Karar ... kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.05.2017 tarihli ve 2016/10411 Esas, 2017/3215 Karar ... bozma kararında özetle; "tapu sicilini ilgilendiren davalarda hakimin infaz sırasında duraksamaya neden olmayacak biçimde hüküm oluşturmasının zorunlu olduğu, hal böyle olunca; somut olayda mahkemece, öncelikle taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının belirlenmesi, bundan sonra sonucuna göre infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 214 ada 6 parsel ... taşınmazın, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacının kullanımında bulunduğu kabul edilerek yukarıda açıklandığı üzere (A) harfi ile gösterilen bölümün, 214 ada 6 parsel ... taşınmazdan ifraz edilebilmesi ve edilememesi durumuna göre terditli hüküm oluşturulmuş olmasının isabetsiz olduğuna" değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile; dava konusu ... ili Kaş ilçesi Gelemiş Köyünde kain 214 ada 6 parsel ... taşınmazın beyanlar hanesindeki 2 ve 3 no.lu şerhlerin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesinin 2 numarasına ''18.09.2015 tanzim tarihli fen bilirkişisi Osman Karabaş'ın raporunda A harfi ile gösterilen 500,00 metrekarelik kısmı 1989 yılından beri Alaettin oğlu ... kullanımındadır, B harfi ile gösterilen 649,11 metrekarelik kısmı 1997 yılından beri Süleyman oğlu ... kullanımındadır'', 3 numarasına '' 18.09.2015 tanzim tarihli fen bilirkişisi Osman Karabaş'ın raporunda A harfi ile gösterilen 500,00 metrekarelik kısım üzerinde bulunan tek katlı betonarme bina ve iki adet harabe halindeki bina Alaettin oğlu ...'e aittir, B harfi ile gösterilen 649,11 metrekarelik kısım üzerinde bulunan iki katlı bina Süleyman oğlu ...'a aittir.'' şerhinin düşülmesine, taşınmazın kadastro tespitindeki gibi zeytinlik vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 18.09.2015 tanzim tarihli fen bilirkişisi Osman Karabaş'ın raporunun kararın eki sayılmasına, Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.742,57 TL harçtan peşin alınan 148,50 TL harç ile 146,50 TL tamamlama harcının toplamı olan 295,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.447,00 TL harcın davalı ...'dan alınarak, hazineye irat kaydına, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ne göre 7.994,69 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan 148,50 TL peşin harç, 146,50 TL tamamlama harcı, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti 250,00 yol gideri, 287,00 TL tebligat gideri ve bozma sonrası yapılan 88,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.220,00 TL nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin tüm ve davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.

2. Davalı ...'ın yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, tapunun beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile davacı adına kullanıcı şerhi yazılması talebine yönelik olup, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmadığından hüküm altına alınması gerekli harç ve vekalet ücreti, maktu olmalıdır.

Mahkemece, dava değeri üzerinden nispi harca ve davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ise de, bu hata ve yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin tüm, davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan "Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.742,57 TL harçtan peşin alınan 148,50 TL harç ile 146,50 TL tamamlama harcının toplamı olan 295,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.447,00 TL harcın davalı ...'dan alınarak, hazineye irat kaydına," ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "alınması gerekli 44,40 TL maktu karar ve ilam harcının, başta alınan ve daha sonra tamamlanan toplam 295,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 250,60 TL nin davacıya iadesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün 6. fıkrasındaki " Davacı tarafından yapılan 148,50 TL peşin harç, 146,50 TL tamamlama harcı, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti 250,00 yol gideri, 287,00 TL tebligat gideri ve bozma sonrası yapılan 88,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.220,00 TL nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 yol gideri, 287,00 TL tebligat gideri ve bozma sonrası yapılan 88,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.969,40 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesine, hükmün 5. bendindeki "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre 7.994,69 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 ... HMK'nin geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK'un 438/7 inci fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı Feyzi Çayır'a iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi