SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/146 Esas, 2016/74 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve son bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Sanık; süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar tebliğ edilmesine rağmen, gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir.

2. Sanık müdafii temyizinde özetle; Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi raporunda, çekteki yazıların sanığa ait olmadığı belirtilmesine rağmen mahkum edildiği, çekin Osman Kamyoncu tarafından düzenlenerek sanığa verildiği, Osman’ın sahte çeki bilerek sanığa verdiği, Osman çeki sanığa verdiğini kabul ettiği halde sanığın mahkum edildiği, sanığın çeki büyükbaş hayvan alırken kullandığı, çekin kendisine ait olmadığı, hatır çeki olduğunun ortada olmakla mahkum edilemeyeceği, kaldı ki dolandırıcılık davranışı da bulunmadığı, sanığın sadece bir çiftçi olarak çakin sahte olduğunu bilebilecek durumda bulunmadığı, suç unsurlarının sanık bakımından bu nedenler ile oluşmadığı, aksine delil bulunmadığı, sanığın masum olduğu, şüpheden sanığın yararlanacağı, hatır çeki kullandı diye şüphe üzerine cezalandırılamayacağı gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir.

1. Sanığın, şikâyetçi Mehmet’in yetkili temsilcisi olduğu şirketin keşidecisi göründüğü sahte çeki şikâyetçi Sefa’ya hayvan alışverişi nedeni ile sahteliğini bilerek verdiği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık özetle; çeki alış veriş sebebiyle Osman adlı şahıstan aldığını ve alışveriş karşılığında şikâyetçi Sefa'ya verdiğini, atılı suçları işlemediğini savunmuştur.

3. Şikâyetçi Sefa özetle; çeki alışveriş karşılığı sanıktan aldığını, sahte çıktığını belirtmiştir.

4. Tanık ... özetle; sanığı tanıdığını, sanığa herhangi bir sebeple çek vermediğini belirtmiştir.

5. Uzmanlık raporunda özetle; çekin hakiki olduğu, ancak, ön yüzün alt kısmındaki banka adı şubesi adresi, telefon, seri, keşideci v.k. numaraları, keşideci ünvanı, hesap numarası, en alttaki çek seri numarası kısmı fiziksel yolla önceden bulunan ibareler silinerek, sonradan yazıldığı, çekin üst kısmındaki “tacir” ifadesinin renkli fotokopi (bilgisayar yazıcısı) ile sahte yazıldığı, keşide tarihindeki ay kısmındaki “8” rakamının “3” iken “8” yapıldığı, yıl kısmındaki “3” rakamının “2” iken “3” yapıldığı, aldatma niteliğinin bulunduğu, keşideci imzasının şikayetçi Mehmet ile ilgisinin tespitlenemediği belirtilmiştir.

6. Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi -Adli Belge İnceleme Şubesi raporunda özetle; çekin ön yüzündeki “28/08/2013”, “15300” şeklindeki tarih ve rakamların sanığa ait olduğunun ya da olmadığının tespit edilemediği, ön yüzdeki diğer yazıların sanığa ait olmadığı belirtilmiştir.

1. Sanığın 22.11.2013 tarihli Jandarma ifadesinde yaklaşık 4 ay önce şikayetçi Sefa ile hayvan alışverişinden bahsettiği, şikayetçi Sefa’nın, çekin vadesinin gelmesini beklediği, vadesi gelince bankaya götürdüğü yönündeki beyanları karşısında; suç tarihinin "Temmuz/2013" olarak kabulünün gerektiği anlaşılmış, gerekçeli karar başlığında 28.08.2013 şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin "Temmuz/2013" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/146 Esas, 2016/74 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.