Taraflar arasındaki tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, konutunun bulunduğu yerin Darıca ilçesi hudutlarında olduğunu, bu mahalleye su ve elektriğin 02.11.2009 tarihine kadar tek ve ortak noktadan davalı şirket aracılığıyla tevzi edildiğini bu tarihten sonra İSU ve SEDAŞ tarafından temin edildiğini, davalı şirket ile su ve elektrik temini için zorunlu olarak yapılan sözleşmeyi davalı şirketin hizmet sözleşmesi olarak kabul ederek şirkete ortak göstererek aidat mükellefiyeti getirdiğini,oturduğu Bayramoğlu mahallesinin diğer mahallelerden bir farkı olmadığını belirterek davalı şirket tarafından hizmet katılım bedeli adı altında veya herhangi bir ad altında ücret talep edilemeyeceğine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir.

Mahkemece dava konusunun idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

2011/4091-12085
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı,davalı tarafından imzalatılmak zorunda bırakıldığını iddia ettiği ve dosyaya örneği sunulan “sahil mahallesi sakinlerinin Su ve Elektrik Kullanma sözleşmesi “ başlıklı sözleşmenin 1. maddesinde taraflar arasında bir abonelik ilişkisinin kurulduğu düzenlenmiş olup, davacı (alıcı) ile davalı (satıcı) arasındaki su ve elektrik enerjisi satımına ilişkin abonelik sözleşmesi nedeniyle, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu ilişki özel hukuk hükümlerine tabi,özel hukuk sözleşme ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davada kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmet söz konusu değildir. Bu nedenle somut olayda,özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davanın Tüketici mahkemesi olarak adli yargı yeri mahkemelerinde görülmesi gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, ayrı bir tüketici mahkemesinin bulunmaması halinde ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Temyiz edilen kararın (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.