Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı,davalının kefil olduğu 22.12.2005 tarihli 8.500 TL bedelli senedin tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığını,davalının itirazı üzerine takibin durduğunu,haksız itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili,dava konusu senetlerin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle 2005 yılı aralık ayında düzenlendiğini,senet ile ilgili daha önce icra takibi yapıldığını,ancak takipsiz kaldığından düştüğünü,bu defa yeniden icra takibine konu edildiğini belirtmiştir.
Mahkemece dava konusu senette düzenleme tarihi olmadığı için adi senet niteliğinde ve davalının senetteki kefaletinin adi kefalet niteliğinde olduğu,BK 486. maddesine göre asıl borçlu hakkında icra takibinin semeresiz kalması şartının oluşmadığını,bu nedenle bu aşamada davalı kefilin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 22.11.2005 düzenleme tarihli 8.500 TL bedelli bonoya dayalı olarak,asıl borçlu ve davalı kefil hakkında ilamsız icra takibi yapmış olup,davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine davalı yönünden icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Mahkemece,davacı tarafından dosyaya sunulan senet fotokopisi üzerinde düzenleme tarihinin bulunmadığı gerekçesiyle adi senet vasfında olduğu kabul edilmiş ise de,dava konusu senedin 2011/4325-12090
temyiz aşamasında dosyaya sunulan aslı itibariyle tanzim tarihinin mevcut olduğu ve senedin geçerli olduğu gözetilmeksizin hüküm tesisi doğru olmadığı gibi adi senet kabul edilse dahi asıl borçluya başvurulmadığı olgusunu davalının defi olarak ileri sürmesi gerekir. Davalı tarafından def'i olarak İleri sürülmediğine göre mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.