Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2011 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında sahte parayı bilerek kabul etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 6. Çocuk Mahkemesinin 06.12.2011 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 6. Çocuk Ceza Mahkemesinin, 06.11.2011 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.05.2013 tarihli ve 2012/29248 Esas, 2013/14702 Karar
sayılı kararı ile "... suça sürüklenen çocuğun piyasaya sürmek amacıyla 5 adet sahte 50 TL para bulundurması eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 197/1. madde ve fıkrası suçunu oluşturup oluşturmayacağının takdiri, bu suçlara bakma ve kanıtları değerlendirme görevinin anılan maddede öngörülen hapis cezasının üst sınırına göre çocuk ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bakırköy 6. Çocuk Ceza Mahkemesinin, 06.11.2011 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü, 5 inci maddeleri uyarınca mahkemesinin görevsizliğine ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yargılama yapılmak üzere dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
5. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2014 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 4.000,00 TL adli para cezası ve doğrudan verilen 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/10075 Esas, 2015/25073 Karar sayılı kararı ile "... 1) 5 adet sahte parayı bilerek üzerinde bulunduran suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK.nun 197/1. madde ve fıkrası yerine, aynı yasanın 197/2. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması,
2) Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar mahkumiyet hükmü niteliğinde olmaması ve diğer ilamların ise suç tarihinden sonra kesinleşmesi karşısında, CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin olduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca saklı kalmak kaydıyla..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2016 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 08.12.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
8. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanan 3 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2020/37 Esas, 2020/338 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı
Kanun'un 197 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 54 üncü maddesi uyarınca ele geçen sahte banknotların müsaderesine ve 5320 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; olay yeri tespit tutanağının duruşmada okunmadığı ve soruşturma aşamasında dinlenen tanık Ahmet'in kovuşturma aşamasında dinlenmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun üzerinde aynı seri numaralarına sahip 5 adet 50,00 TL sahte paranın ele geçirilmesi suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk söz konusu sahte paraları Kanatçı Hayri isimli işletmede çalışan arkadaşı Ahmet'ten aldığını beyan etmiştir. Suça sürüklenen çocuk, müdafii eşliğinde gerçekleşen 11.07.2011 tarihli sorgusunda paraların sahte olduğunu bildiğini bakmak için aldığını beyan etmesine karşın, 20.03.2014 tarihli duruşmada alınan savunmasında söz konusu paraların sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Bu suretle de suça sürüklenen çocuğun paraların sahteliğinin bilip bilmediği konusunda aşamalarda çelişkili beyanları bulunmaktadır.
3. Söz konusu işletmede çalışan ... soruşturma aşamasında ve 20.03.2014 tarihli duruşmada dinlenmiş ve suça sürüklenen çocuğu tanımadığını dava konusu sahte paralar ile ilgisi olmadığını belirtmiştir. Yine aynı tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuğa ilişkin yakalama tutanağı, para fotokopileri, emanet makbuzu ve ...'nın paraların sahteliğine ilişkin raporu suça sürüklenen çocuğa okunmuştur.
4. Türkiye Cumhuriyet ... Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 11.07.2011 tarihinde ele geçirilen 5 adet 50,00 TL'nin; sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
1. Suça sürüklenen çocuğun suç konusu paraların sahteliğini bilip bilmediği konusunda aşamalarda çelişki gösteren savunmaları, ...'nın raporu, duruşmada okunan yakalama tutanağı, duruşmada dinlenen tanık ...'in beyanları, ele geçirilen sahte paraların miktarı ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin
suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli kararında, Yargıtay tarafından bozmadan önce verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 20.03.2014 tarihli hükümde, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının paraya çevrildiği ve neticeten 4.000,00 TL adli para cezası ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak oluşturduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen cezanın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince 4.000,00 TL adli para cezası ve 660,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5. parağrafından sonra gelmek üzere " suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocuğun, kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezasının 4.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI VE 660,00 TL ADLİ PARA CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.