İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli kararı ile sanığın hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 54 üncü maddesi uyarınca ele geçen sahte banknotların müsaderesine ve 5320 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli kararının sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.04.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik kapsamında 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Dava konusu olay, 06.09.2016 tarihinde, katılan bankanın Bursa ili genelinde bulunan ATM'lerinden sanığın hesabına birden fazla seferde sahte 200,00 TL'lik banknotlardan oluşmak üzere toplam 13.400,00 TL sahte para yatırılmış olması ve sanığın aynı gün saat 09.56'da hesabından 13.400,00 TL para çekmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. T.C. ... Bursa Şubesi Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 07.11.2016 tarihinde ele geçirilen 67 adet 200,00 TL'nin; sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

3. Sanık kovuşturma aşamasında alınan savunması sırasında bu fiili temyiz dışı açık kimliği tespit edilemeyen sanıklar ... ve ...'nın gerçekleştirdiğini, banka kartının bu şahıslarda olduğunu, kendisinin bu eylem süresince araç içerisinde sızmış vaziyette olduğunu, aynı günün sabahında ... ve ...'nın sanıktan İstanbul ili Pendik ilçesindeki bir ATM'den para çekmesini istediklerini beyan etmiştir. Sanığın savunmalarında geçen bu kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerini mahkemeye sunması için süre verilmiş ancak sanık bu bilgileri yargılama süresince mahkemesine iletmemiştir.

4. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçesinden; sanığın hesabına katılan bankaya ait Bursa ilindeki çeşitli ATM'lerden toplam 13.400,00 TL sahte para yatırıldığı ve sanığın bu işlemler sonrasında hesabından aynı miktarda parayı çekmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği, sahte paralar hakkında Merkez Bankasından rapor alındığı, sanığın hesabındaki yüklü miktardaki para artışından habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suç tarihinin düzeltilmesi dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

A. Sanığın temyiz talebine ilişkin;
Sanığın savunmaları, ...'nın raporu, ele geçirilen sahte paraların miktarı ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, ele geçirilen sahte para miktarı, meydana gelen zararın ağırlığı, sahte paraların Bursa iline gidilip farklı ATM'ler üzerinden sanığın hesabına yatırılması ve daha sonra İstanbul ilindeki bir ATM'den yatırılan sahte para miktarı kadar para çekilmesi şeklinde gerçekleşen suçun işleniş biçimindeki özellikler ve suç işleme kastının yoğunluğu gözetilerek temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasında ve sanık hakkında takdiri indirim nedenleri uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın temyiz talepleri reddedilmiştir.

B. Katılan vekilinin temyiz talebine ilişkin;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin sanığın üst sınırdan cezalandırılmasının gerektiği konusundaki yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2021/1093 Esas, 2021/603 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi
...