Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
5831 ... Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 ... Kanun) 8 inci maddesi ile 3402 ... Kadastro Kanunu'na (3402 ... Kanun) eklenen Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında ... ilçesi Ulupınar Köyü 137 ada 312,316,317 ve 138 ada 1 parsel sayıl taşınmazlar, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek beyanlar hanesine “6831 ... Kanun'un 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...'ın kullanımında bulunduğu, parselin üçüncü derece doğal sit alanında kaldığı” yazılıp tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde, ... Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas ve 2002/16 Karar ... ilamı ile 397 parsel ... taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına hükmen tesciline karar verildiğini ancak 5831 ... Kanun kapsamında yapılan çalışmalar sonucu 397 ... parselin içerisinde yer alan dava konusu taşınmazların kullanıcı tespitlerinin yapılarak Hazine adına tescil edildiğini açıklayarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davalıların müdahalelerinin men'ine, muarazanın giderilmesine, parsel üzerindeki muhdesatların kal'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2016/5263 Esas, 2017/10364 Karar ... kararıyla; "çekişmeli taşınmazın orman alanında mı yoksa 2. madde alanında mı kaldığı konusunda bilirkişi raporlarında çelişki olduğu, yörede 4999 ... Kanun uyarınca yapılan çalışmalar nedeniyle açılan davaların dava konusu parseli ilgilendirip ilgilendirmediğinin araştırılmadığı, dava konusu taşınmazın orman tahdit haritasındaki konumunun ve ... Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar ... kararında 397 ... parselin davalı olan bölümünün eldeki davaya konu yerler olup olmadığı belirlenmediğinden yeniden inceleme ve keşif yapılması gerektiği, Orman İdaresi tarafından 4999 ... Kanun uyarınca yapılan çalışmaya karşı açılan davaların dosyalarının dosya içine alınması, bilirkişilerin raporlarında yörede yapılan tüm tahdit çalışmalarını ayrı ayrı göstermeleri ve dava konusu taşınmazın konumun net olarak belirlemesinin sağlanması, 4999 ... Kanun'un 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı gözetilerek kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden 6831 ... Kanun'un 9/2. maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağının gözetilmesi, çekişmeli taşınmazın 1744 ... Kanun'la değişik 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığının belirlenmesi halinde taşınmazın eylemli durumu tespit edilmesi, çekişmeli taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas ... dosyasında dava edilen bölümlere isabet edip etmediğinin araştırılması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların, 4999 ... Kanun ile değişik 6831 ... Kanun kapsamındaki “fenni hata düzeltme” çalışmaları neticesine göre orman sayılmayan alanlardan olan P.IV 2. madde parseli içinde kaldığı, toprak yapısı, bitki örtüsü, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göne orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece az yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki;
Çekişmeli taşınmazlar her ne kadar Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas ve 2002/16 Karar ... ilamında orman vasfı ile tesciline karar verilen CXI, CXII, CXIII numaralı 2/B alanlarından değilse de hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1948 yılında ilan edilerek kesinleşen çalışmada taşınmazların orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra 1744 ... Kanun uyarınca yapılan 1980 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2 nci madde uygulamasında çekişmeli taşınmazların batısında bulunan IV numaralı alanın 2 nci madde gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ancak dava konusu taşınmazların bu 2 nci madde parselinin çapı dışında ve orman sınırı içinde kaldığı, 07.09.2007 tarihinde 4999 ... Kanunla değişik 6831 ... Kanun'un 9 uncu maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında dava konusu taşınmazın batısında bulunan IV numaralı 2 nci madde parselini çevreleyen 34,2015 ve 35 numaralı orman sınır noktaları ile çevrili orman hattında, 4999 ... Kanunla değişik 6831 ... Kanun kapsamında "fenni hataların" düzeltildiği, OS 34, OS 2015, OS 35 hattının,1744 ... Kanunla değişik 6831 ... Kanun'un 2 nci madde uygulaması neticesinde çizilmiş haritalarda OS hattı düz çizgi ile gösterildiği halde, 4999 ... Kanunla değişik 6831 ... Kanun kapsamındaki fenni hataları düzeltme çalışmasında "dereyi takiben eğri hat" olarak düzeltildiği, bu düzeltme neticesinde aslında orman alanında kalan taşınmazın IV nolu 2 nci madde kapsamı içinde kaldığı tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlara ilişkin 4999 ... Kanun'la değişik 6831 ... Kanun'un 9 uncu maddesi uyarınca yapılan çalışmaya karşı dava açılmadığı bu çalışmaların kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın bu çalışma ile 2 nci madde alanında kaldığından bahsedilerek rapor düzenlenmiş ve mahkemece bu rapor hükme esas alınmış ise de, 4999 ... Kanun'un 4 üncü maddesi ile değişik 6831 ... Kanun'un 9 uncu maddesinin son fıkrası gereğince “Orman tahdidi veya kadastrosu yapılıp ilan edilerek kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar tespit edildiğinde, bu hatalar Orman Genel Müdürlüğünün bilgisi ve denetimi altında orman kadastro komisyonlarınca düzeltilir. Düzeltme, 10. maddeye göre ilan olunur. İlan tarihinden itibaren otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesine dava açılmadığı takdirde yapılan düzeltme kesinleşir.” Madde metninden de açıkça anlaşıldığı gibi, fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları sırasında aplikasyon ölçü çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan düzeltilmesi söz konusu olup, böyle bir hata tespit edilmediği takdirde orman sınırlarında bir değişiklik yapılamaz; yapılmış ve orman sınırları daraltılmışsa bu çalışmaya ilişkin bir dava açılmamış dahi olsa orman sınırını daraltan bu çalışmaya değer verilemez. Kaldı ki Orman İdaresinin bu çalışmaya itiraz davasını açmakta bir süre sınırı olmayıp her zaman düzeltme çalışmasının orman kadastro çalışmasına aykırı olduğu iddiası ile dava açabileceği gibi Orman İdaresi tarafından mülkiyet iddiası ile açılan bir davada düzeltme çalışmasının kesinleşen orman tahdidine uygun olup olmadığının Mahkemece denetlenerek hüküm kurulması gerekmektedir.
Somut olayda düzeltme çalışması yapılırken herhangi bir hata tespit edilmediği ve kesinleşen aplikasyon ve 2 nci madde çalışmalarına ait tutanaklar ve haritalarda bir çelişki olmadığı halde düzeltme çalışması sırasında orman alanında kalan taşınmazlar 2 nci madde alınına dahil edilerek orman alanı daraltılmış olup, dava konusu taşınmazla aynı konumda olan komşu 137 ada 314 parsel için aynı iddia ile açılan davada verilen kabul kararı onanarak hüküm kesinleştiğine göre, eldeki davada da taşınmazların kesinleşen orman sınırı içinde kalması nedeni ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hukuken bir geçerliliği olmayan düzeltme çalışması esas alınarak reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.