Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, katılan ... dışında, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 16.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.

1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Katılan ... vekilinin temyiz isteği, sanığın eylemine uyan suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, sanığın, eşi O.N.A 28.07.2015 tarihinde vefat ettikten sonra, eşi adına Türkiye İş Bankası tarafından verilme kredi kartı ile 29.07.2015 ile 05.08.2015 tarihleri arasında 5 farklı iş yerinden alışveriş yaptığı, böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

1. Müşteki ... vekilinin temyiz talebi yönünden;
Banka veya kredi kartının mülkiyeti, kart sahibinin ölümünden sonra bankaya ait olup, kartın ölümden sonra kullanılması durumunda mağdur banka olacağı, kamu davasına katılma hususunun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinde düzenlendiği, davaya katılmasına karar verilen ... her ne kadar ölen kart sahibinin mirasçısı olsa da, kart sahibinin sağ kalan eşi olan sanığın eylemi nedeniyle suçtan zarar gördüğüne ya da malen sorumlu olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gözetildiğinde, mahkemece katılma kararı verilmiş ise de, müşteki ... ve vekiline davaya katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden;
Oluşa ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın vefat eden kart sahibinin eşi olduğu, uyuşmazlık konusu edilen harcamaların kart sahibinin 28.07.2015 tarihinde vefat etmesinden sonraki yaklaşık 1 haftalık süreçte yapılan harcamalar olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında, özetle, kart sahibi ölmeden önce de söz konusu kartı ortak olarak kullandıklarını, kartın fiilen kendisinde olduğunu ve eşinin vefatından sonra eşinin ölümü nedeniyle ortaya çıkan masraflar için bu harcamaları yaptığını, eyleminin suç olduğunu bilmediğini ifade ettiği belirlenmiştir. Bu tespitlere göre, sanığın, şikayet ya da banka tarafından kredi kartının ölüm nedeniyle kapatıldığı tarihe kadar daha fazla harcama yapma imkanı varken, eşinin vefatından sonraki kısa bir süreçte, görece az tutarlarda harcama yaptığı, göz önüne alındığında sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

1.Gerekçe bölümünde birinci bendinde açıklanan nedenle, müşteki ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli, 2016/247 Esas, 2016/497 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.