Mahkûmiyet, müsadere
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz isteği, yıllardır hayvan otlatarak geçimini sağladığına, yapı kayıt belgesi alarak suça konu yerden faydalanmak istediğine, Mahkemede samimi olarak beyanda bulunduğuna, muhtarın kendisine kolaylık sağlamadığına, ormana zarar vermediğine, muhtarın husumeti nedeniyle şikâyet edildiğine, yeniden yapı kayıt belgesi alarak çadır kurduğuna ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1.18.07.2018 tarihli kolluk tutanağına göre, şikâyet üzerine kolluk tarafından bahse konu yerde yapılan incelemede, 21.06.2018 tarihinde tahliyesi yapılan alanda sanığın görüldüğü, daha önce yıkılan çadırların bir kısmının tekrar inşa edilerek kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sanık aşamalarda, mecbur kaldığı için bahse konu yerde ikamet ettiğini ve yapı kayıt belgesi aldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerde kesinleşmiş orman kadastrosu yapıldığı, dava konusu alana çadır kurulduğu, tuvalet, hayvan ağılı, samanlık ve yemlik olarak kullanıldığı, konteyner koyularak işgal edildiği tespit edilmiştir.
5.İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
6.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanığın istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilerek sanığın 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hapis cezasından çevrilen 6000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bilirkişi raporunda gösterilen çadır, tuvalet, hayvan ağılı, tel çit, samanlık, yemlik ve konteynerın müsaderesine karar verilmiştir.
7.Dosya kapsamında bulunan kolluk tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
8.Suç tarihinin 18.07.2018 yerine 13.07.2018 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Banaz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.