Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, re'sen görülecek nedenlere ilişkindir.

Suç tarihinde temyiz dışı sanık ...'in kolluk kuvvetlerini telefonla arayarak temyiz dışı sanık ...'ın elinde bulunan tarihi eserleri satmak istediğini, telefonla eserlerin resimlerini paylaştığını, kendisinin Kütahya iline gelmesini istediğini, eserlerin bir kafenin otoparkında bulunan 19 EF 391 plakalı araçta olduğunu bildirmesi üzerine olay yerine intikal eden ekiplerin ... etrafında beklemeye başladıkları, aracın başına gelen temyiz dışı sanıklar Özcan ve Sabri'nin yakalandıkları, araçta suç unsuru olan eşya bulunup bulunmadığı sorulduğunda, sanık ...'ın kendisine ait tarihi eser niteliğinde olabilecek birkaç parça eşya olduğunu, bu eşyalarla sanık ...'nin bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, bu sırada aracın ruhsat sahibi sanık ...'nın da aracın yanına geldiği, sanık ...'ın, sanık ...'in de eserlerle bir ilgisinin bulunmadığını, aracı ödünç aldığını söyleyerek iki poşet içerisindeki bir kısmı gazete kağıtlarına sarılı, bir kısmı gözlük kabına konulmuş toplam 46 adet eseri teslim ettiği, sanık ...'in, duruşmada aynen tekrar ettiği kolluk beyanında, sanık ...'ı iki yıldır tanıdığını, diğer sanık ...'yi tanımadığını, olay günü sanık ...'ın iş yerinde oturdukları sırada sanık ...'nin geldiğini, eserlere ilişkin konuşmalarına kulak misafiri olduğunu, 10 dakika kadar konuştuktan sonra diğer sanıkların iş yerinden ayrıldıklarını, nereye gittiklerini söylemediklerini, 15 dakika sonra sanık ...'ın telefonla arayarak iş yerindeki masanın yanında bulunan iki poşeti kafeye getirmesini söylediğini, poşetleri alıp yanlarına gittiğini, poşetleri arabada bırakıp üçünün birlikte kafeye girdiklerini, daha sonra sanık ...'ın aracın anahtarlarını alıp dışarı çıktıklarını, bir süre sonra kendisinin de dışarı çıktığını ve polisleri aracın başında gördüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, sanıkların savunmaları ile kabul edilen oluş karşısında, sanık ...'in suça konu tarihi eserlerin aracında bulunması haricinde suça dahlinin ispatlanamadığı, savunmalarının aksini kanıtlayan, cezalandırılabilmesi için gerekli, kesin, inandırıcı ve yeterli başkaca delil elde edilemediği gerekçesi ile atılı suçtan beraatine dair hüküm tesis edilmiştir.

Dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler ile sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, temyiz dışı sanık ...'ın kolluk beyanında, araca poşetleri koyduğu sırada sanık ...'e poşet içinde eserlerin olduğunu söylediğini ifade ettiği, sanık ...'in de kolluk beyanında, sanık ...'ın işyerinde temyiz dışı sanık ... ile eserlere ilişkin sohbet ettiklerini beyan ettiği, sanık ...'ın telefonla araması üzerine, kendisine ait ... ile suça konu eserleri diğer sanıkların bulunduğu kafeye götürdüğünün anlaşılması karşısında, sanığın 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.