Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme yapıldığına ve pişmanlığını beyan etmesine rağmen gerekçe gösterilmeden erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, ihbar üzerine gidilen büfeyi sanığın işlettiğini beyan ettiği ve tezgah üzerinde görünür şekilde 145 paket kaçak sigara tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında tezgahında ele geçirilen sigaraları sattığını beyan etmiştir.

Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak etkin pişmanlık hususunda ihtar yapıldığı, sanığın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Temyiz incelemesine konu dosyada suç tarihi 23.07.2013 olup, Diyarbakır 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/420 Esas sayılı dosyasında iddianame düzenlenme tarihinin 16.07.2013 olması nedeniyle hukuki kesinti oluşması, sanığın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan etmesi ve sanık hakkında lehe olan kanun maddeleri uyarınca uygulama yapıldığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşlere iştirak edilmemiştir.

Tüm dosya kapsamına göre, sanığın işletmeciliğini yaptığı büfede tezgah üzerinde kaçak sigaralar ele geçirilmesi ve sanığın suçu ikrarı karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.