İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin on birinci alt bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, anılan Kanun'un geçici beşinci maddesinin 1/f bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2017/191 Esas, 2018/177 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2562 Esas, 2019/90 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1-7188 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapıldığına,

2-Müvekkilinin yaşı gereği basın açıklamasının içeriğini anımsamadığını, ifaderinden 17/25 Aralık sürecinin bilmediğinin anlaşıldığına, açıklamaların ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,

3-Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına, HTS kaydı ve dernek üyeliğinin delil vasfının bulunmadığına,

3- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet ve erteleme kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

1- İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün gerekçesinde “....belirlenmiş olduğundan silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden söz konusu faaliyetlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı tespit edilmiş olup bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.” şeklinde denildikten sonra, hüküm kısmında “sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sabit görülmekle, eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince failin güttüğü amaç ve saik, sanığın örgüt içerisindeki konumu, suçun işleniş şekli ve kastın yoğunluğu, sanığın meydana getirebileceği olası tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," ifadelerine yer verilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması,

2- Silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunda, sanık yönünden suç tarihinin yardım oluşturan en son eylem tarihi olan "16.11.2014" yerine "07.11.2016" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2562 Esas, 2019/90 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.