1- İlk Derece Mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı ve eksik ayıplı işin tazmini davasında, davanın 162.282,60 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, sözleşmede daire alanları belirlenirken m² olarak belirli ve net bir miktar yazılmayıp, her bir blokta konut tipine göre "ortalama" alan büyüklükleri belirtildiği, yüklenici tarafından yapılan dairelerin alanlarının sözleşmede belirtilen rakamlara göre "ortalama" tabirinin sınırları içerisinde kaldığı kanaatine varıldığı, dairelerdeki alan eksiklikleri yönünden bedele hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ve kararın kaldırılmasına, davanın 111.020,60 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3- İstinaf Mahkemesinin bu kararına karşı taraflar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2019 tarihli, 2018/4730 Esas, 2019/3134 Karar sayılı ilamıyla ortalama alan belirlenmesinde amacın arsa sahibine verilecek dairelerin toplam alanının, ayrı ayrı dairelerin alanları toplamı ile aynı olması olduğu, hesaplamanın buna göre yapılması, arsa sahibinin gecikerek dava açmak suretiyle zararın artmasına neden olduğundan 2010 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanması, yine eksik ve kusurların giderim bedellerinin de aynı gerekçe ile 2010 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanması gerektiği, bulunacak miktara 78.330,00 TL gecikme cezası ekleneceği, ayrıca alacak kalemlerinin değerlendirilmesinde taleple bağlılık kuralı göz önünde bulundurularak, talep aşılmadan karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4- İstinaf Mahkemesinin bozma üzerine verdiği davanın 207.956,20 TL üzerinden kısmen kabulüne ilişkin ikinci karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, bozma doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek ve istinaf nedenleriyle sınırlı, usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; bozmaya uyularak inceleme yapılıp karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 08.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.