DURUŞMA TALEPLİ
İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 07.04.2021 tarihli ve 2020/185 Esas, 2021/472 sayılı ek kararın ise; 5271 sayılı Kanunu’nun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu; 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hüküm ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2018/1079 Esas, 2020/54 sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve son bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/185 Esas, 2021/472 sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
2.ByLock kullanmadığına, ByLock tespit edilen GSM numarasının eşi adına kayıtlı ve eşinin kullanımında olduğuna,
3.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
4.Delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
5.ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yahut herhangi bir yazışma içeriğinin bulunmadığına,
6.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
7.Cezanın belirlenmesi ve takdirinde hataya düşüldüğüne,
8.Silahların eşitliği ilkesine aykırı davranılarak taleplerin gerekçesiz reddedildiğine,
9.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Atılı suçların unsurlarının oluşmadığına,
2.Sanığın ByLock kullanmadığına,
3.ByLock verileri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
4. HTS kayıtlarının; görüşme içeriklerinin tespit edilememesi nedeniyle suçun delili sayılamayacağına,
5.Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
6.2010 KPSS sınavı hakkında düzenlenmiş olan bilirkişi raporlarının olasılık ve ihtimal hesaplarına dayandığından hükme esas alınamayacağına,
7. Suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı hüküm kurulduğuna,
8.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne 2010 yılı KPSS sınav sorularının örgüt üyelerince önceden temini ve sanığa verilmesi hususunun esas alınmış olması nedeniyle, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın sanık lehine kaldırılarak, süresinde yapılan kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz başvurusunun kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
9.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karara Dair Temyiz İsteminin incelenmesinde:
Sanık hakkındaki kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden kesin nitelikteki hükme karşı temyiz başvurusunda bulunulamayacağı gerekçe gösterilerek, 5271 sayılı Kanun'un 296/1 inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan ek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin incelenmesinde:
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi ve dosyaya gelen delillerin de tüketilmesi bakımından öncelikle hükme esas alınan "44043" ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak kayıtlı şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması; ayrıca hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan örgütün emniyet teşkilatı mahrem yapılanmasına ilişkin yapılan soruşturmalar kapsamında ele geçen SD kartın incelenmesi sonucu oluşturulan veri inceleme raporu ile 212706 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ... müdafiine okunmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiştir.
A.Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2020/185 Esas, 2021/472 sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B.Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/185 Esas, 2021/472 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.