Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri, tanık beyanlarının doğru olmadığına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Kızının kafasındaki şişlik nedeniyle acil servise giden sanığın, doktor olan şikâyetçiye yönelik hakaret niteliğinde sözler söylediği, sanığın tevilli ikrarı, şikâyetçi beyanı, tanıklar H.T., H.K. ve S.D.'nin anlatımları, 05.12.2015 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de dikkate alınıp, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekliliği karşısında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve orantılılık ilkesine aykırı şekilde temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi,

2. Kabule göre de,
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak hak yoksunluklarına hükmedilmesi,

Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.