Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2014 tarihli ve 2013/751 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7080 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
2. Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli ve 2016/145 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararıyla, sanığın, denetim süresi içerisinde, suç tarihi 18.09.2015 olan kasten yaralama ve hakaret suçlarını işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7080 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 24 eşit taksitte tahsiline,
Karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri, atılı suçu işlemediğine, suç işleme kastı bulunmadığına, polis memurunun kendisine hakaret edip biber gazı sıkmış olmasının dikkate alınması gerektiğine, rahatsızlığına ilişkin doktor raporunu dosyaya sunduğuna, eksik inceleme yapıldığına, beyanlarının gözetilmediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Sanığın, yakalaması bulunan akrabasına polis memurları tarafından müdahale edildiği sırada katılan ... K.'ya yönelik sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, sanık savunması, katılan beyanı, 10.10.2013 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. Sanığın aşamalardaki savunmasında, katılan ... K.'nın kendisine sinkaflı sözlerle hakaret etmesi ve biber gazı sıkması üzerine kendisinin de küfür ettiğini belirtmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği hususu da dikkate alınıp, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, adli para cezasının 20 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasına aykırı davranılması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.