Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/877 Esas, 2016/381 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43,62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının ve cezalandırılmasına yeter, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığına, tanık beyanlarına itibarla hüküm kurulduğuna, delillerin sanık aleyhine yorumlandığına, asgari hadden uzaklaşılarak karar verilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Sanığın, mağdurun fuhuş yapmasına aracılık ve yer temin etmek suretiyle atılı suçu işlediği sanık savunması, mağdur beyanı, tanıklar M.B., M.H. ve Y.K.'nın anlatımları, 16.11.2015 tarihli yakalama tutanağı içeriği, aynı tarihli ihbar tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Sanık savunması, mağdur beyanı, tanıklar M.B., M.H. ve Y.K.'nın anlatımları, 16.11.2015 tarihli ihbar tutanağı, aynı tarihli yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.