Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suça konu eşya değerinin pek hafif kabul edilerek indirim yapılmasına, alt sınırdan ceza tayininin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, somut delil bulunmadığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde, sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı dorsenin, kolluk güçlerince yol uygulamasında durdurularak mahkeme kararına istinaden yapılan aramasında, dorse bölümünde 8 bidonda 150 litre, kupa bölümünde 6 bidonda 110 litre ulusal marker seviyesi geçersiz toplam 260 litre motorin cinsi akaryakıt ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; suça konu motorini aracında kullanmak için bulundurduğunu, ticari amacının olmadığını beyan etmiştir. Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin 10.09.2013 tarihli Ulusal Marker Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
Sanık tarafından gümrüklenmiş değerin 2 katı olan 2.342,00 TL'nin ödendiğine dair 19.11.2020 tarihli alındı belgesinin mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır.
Sanığın suç tarihinde şoförlüğünü yaptığı ticari nitelikteki çekici cinsi aracının kupa ve dorsesinde ticari miktarda kaçak akaryakıt ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında;
Sanığın hükümden önce talimat mahkemesine sunduğu ... tarihli dilekçe ve Turhal Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı cevabi yazısı ekinde mahkemeye gönderilen dekont içeriğine göre, hükümden önce 19.11.2020 tarihinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı yatırdığı ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtaratı yapılmadığının anlaşılması karşısında sanığın cezasından 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı bendinden "1/3 oranında indirilerek sanığın 8 AY HAPİS ve 1 GÜN ADLÎ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA" ibaresi çıkarılarak yerine "1/2 oranında indirim yapılarak 6 AY HAPİS ve 1 GÜN ADLÎ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA" ibaresinin eklenmesi, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı bendinden "6 AY 20 GÜN HAPİS VE 1 GÜN ADLÎ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA" ibaresi çıkarılarak yerine "5 AY HAPİS VE 1 GÜN ADLÎ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.