YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
YARGITAY İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2018 tarih 2017/84 Esas ve 2018/182 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca, resmi belgede sahtecilik suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 25.11.2020 gün ve 2018/974 Esas 2020/1269 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 04.12.2020 tarihli 2020/442 değişik iş sayılı kararıyla sanığa isnat edilen suçlara yönelik temyiz talebinin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.12.2021 tarihinde tanzim olunan, iade, red ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
Maliye Hazinesi vekilinin temyiz istemi özetle;
-Sanığın sınav sorularını çalarak veya çalanlardan alarak ve/veya dağıtarak hak etmediği halde yüksek puanlarla sınavı kazanan sanığın, bu eylemi ile kamu zararına sebep olduğuna,
-Örgütlü şekilde davranarak sınavda yüksek net elde eden sanığın resmi belgeyi hileli hale getirdiğine,
-Sanığın üzerine atılı suçlar yönünden mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca, resmi belgede sahtecilik suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre;
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi gereğince katılan kurum vekilinin temyiz isteminin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 04.12.2020 tarihli 2020/442 değişik iş sayılı ek kararına yönelik Maliye Hazinesi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri; suçların niteliği gereği suçtan doğrudan zarar gören sıfatı ve doğrudan davaya katılma hakkı bulunmadığından söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 286/2-b,g maddeleri gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla; katılan vekilinin anılan 04.12.2021 tarihli ek karara karşı yaptığı başvurunun reddine ilişkin ek kararın Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3-Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 25.11.2020 gün ve 2018/974 Esas 2020/1269 sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.