HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi ve yerel mahkemece verilen cezalar Bölge Adliye Mahkemesince arttırıldığından 286/2-b maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2015/245 Esas, 2019/484 Karar sayılı kararları ile; sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 29,62,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2020/483 Esas, 2022/1117 Karar sayılı kararları ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ile sanıklar ve müdafinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile; sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 86/1, 86/3-e, 87/1-a-c-d, 29,62,53. maddeleri ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, temel cezanın teşdiden belirlenmesinin ve haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi özetle; sanığın olaya karışmadığına, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
3. Sanık ...'in temyiz sebebi özetle; eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına ilişkindir.
1. Olay tarihinde katılan ile inceleme dışı Mehmet ve Gökhan'ın alkollü vaziyette Mehmet'in sevk ve idaresindeki araçla yolda giderlerken içinde sanıklar ve eşlerinin bulunduğu sanık ...'in sevk ve idaresindeki aracın korna çalarak sollaması üzerine onları takip ettikleri, yol güzergahında sanık ...'in kullandığı araca hareket halinde iken attıkları taşın sanık ...'in eşi Elif'e isabet ettiği, sanık ...'ın evinin önüne geldiklerinde sanıklar ve eşlerinin araçtan inmelerinin akabinde katılan ile Mehmet ve Gökhan'ın da araçtan inerek sanıkların üzerine yürüdükleri, sanıkların orada bulunan sopaları ellerine aldıkları, çıkan arbede esnasında katılan ile Mehmet ve Gökhan'ın sopa ile Emin'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları, sanıkların ise kendilerini araçla takip edip Elif ve Emin'i kasten yaralayan katılan ile Mehmet ve Gökhan'ın yarattığı haksız tahrik altında fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak katılanı silahtan sayılan sopalarla İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22.09.2021 tarihli raporuna göre hayati tehlike geçirecek, yüzde sabit iz oluşacak ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde kasten yaraladıkları anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan
adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suçun işleniş biçimi, birden fazla nitelikli halin ihlâli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi göz önüne alınarak belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2020/483 Esas, 2022/1117 Karar sayılı kararlarında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.