Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; aleyhe olan hükümler yönünden kararın bozularak nakil vasıtasının müsadere edilmesine ilişkindir.
Suç tarihinde gerçekleştirilen yol ve emniyet devriyesi sırasında arama kararına istinaden sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada, 510 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, kaçak akaryakıtı kişisel ihtiyacı için kullanacağını, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değer olan 1.857,53 TL'nin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait ticari miktar ve mahiyette kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Tayin olunan cezanın türüne göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Taksitlendirilmesine karar verilen adlî para cezası ile ilgili olarak, hükmün kesinleşmesinden sonra aylık taksitler halinde ödenmesine karar verilerek adlî para cezasının ilk taksitinin derhal tahsili sonucunu doğuracak ve infaza müdahale eder biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmekle hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün 10 uncu bendinin hükümden çıkarılması ile hükmün 12 nci bendinden ''hükmün kesinleşmesinden itibaren'' ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.