Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 14 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasıdır. Yargılama neticesinde mahkeme 8 adet taşınmaz yönünden ortaklığın satılarak giderilmesine, 6 adet taşınmaz yönünden ise taraflarca takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş, hüküm ortaklığın giderilmesine karar verilen taşınmazlar yönünden, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davalı ...'a tebliğe çıkartılan dava dilekçesi 10.07.2007 tarihinde “adı geçen muhatap yurt dışında olduğundan, vekaleti kardeşi ... olduğundan ...'a tebliğ edildi” şerhi ile, Davalı ...'a tebliğe çıkartılan dava dilekçesi ise yine aynı tarihte “Muhatap şehir dışında olduğundan vekaleti ...'da olduğundan tebligat ... imzasına tebliğ edildi” şerhi ile tebliğ edilmiştir. Tebligatlar 7201 Sayılı Tebligat Kanuna uygun yapılmadığından usulsüzdür. Mahkemece adı geçen davalıların adreslerinin titizlikle araştırılarak, gerektiğinde adres kayıt sistemindeki adreslerine de başvurularak, tespit ettiği adreslerine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra yargılamaya devam edilerek işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi, hatalıdır. Ayrıca 7 no'lu parselde kayıtlı taşınmazda paydaş olan davalı ...'nün de yargılama sonrasında öldüğü davacı tarafından beyan edilerek, mirasçılarına hüküm tebliğ edilmiş ise de dosya içerisinde mirasçılık belgesi bulunmamaktadır. Taraflardan ...'ye ait mirasçılık belgesi temin edildikten sonra, davada taraf gösterilmeyen mirasçısı var ise davaya dahil edilmesi sağlanarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmelidir.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Davalı ... ve bir kısım davalılar vekilinin yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.