SUÇLAR: Kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; ilk derece mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan beraatine bölge adliye mahkemesi tarafından ise mahkûmiyetine karar verildiği, sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen kararın türü ve karar tarihi gözetildiğinde, 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca, ilk defa bölge adliye
mahkemesince mahkûmiyet kararı verildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "beraat" kararı istinaf mercii tarafından "mahkûmiyet" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/20 Esas, 2019/135 Karar sayılı kararları ile; sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/323 Esas, 2021/2708 Karar sayılı kararları ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile;
a) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle 86/2, 86/3-e, 53,58. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
1. Katılan vekilinin temyiz sebebi özetle; katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Sanık ...'ın olay tarihinde, yeğenleri sanık ... ve hakkında hükmün açıklanması geri bırakılması kararı verilen sanık ... ile birlikte müşteri olarak kafeye oturdukları, kafede garson olarak çalışan katılanın güneşlikleri indirmesi nedeniyle taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında sanıklar ..., ... ve ...'ın birlikte katılanı tekme tokat darp ettikleri, sanık ...'ın aynı zamanda mutfaktan aldığı demir kepçe ile katılana vurduğu, kavganın işyeri sahibi ve araya girenler tarafından aralandığı, katılanın kafenin üst katına çıkarıldığı, bu sırada kafeye gelen sanık ...'ın oğlu sanık ...'ın kafenin üst katına çıkarak katılana kafa attığı, vücudunun değişik yerlerinde darba bağlı çok sayıda lezyon meydana gelen ve üst iki dişi kırılan katılanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ölçüde yaralandığı, katılanın dişlerinin kırılmasının olayın ikinci aşamasında sanık ...'ın kafa atmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesindeki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı altında (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/323 Esas, 2021/2708 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi
gereği hüküm fıkrasından "Katılan vekilinin Dairemizde yapılan yargılamada yapılan duruşmalara katılmaması nedeniyle katılan lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına" cümlesinin çıkarılması yerine "Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yoluyla görülen birden fazla duruşması olan iş için 5.100 TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan alınarak katılana ödenmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.