Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, çeyiz eşyaları yönünden dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına, ziynet eşyaları yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2- ...'ın temyiz itirazlarına gelince; Davacı dava dilekçesinde “tarafların evliliğinden yaklaşık 6 ay sonra davalı ..., davacıdan bileziklerini ve küçük altınlarını araba almak üzere borç olarak istemiştir” demek suretiyle altınların davalı ...'a verildiğini ileri sürmüş olup, Davalı ... tarafından alındığına dair bir beyanı bulunmamaktadır. Öte yandan altınların davalı ... tarafından alındığına dair tanık beyanı da bulunmamaktadır. Bu durumda, altınlar ile alınan aracın davalı ... adına tescil edildiğinden bahisle adı geçen davalının ziynet eşyasından sorumlu tutulması hatalıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.