Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ile davalılardan ... vd. vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare ile davalılardan ... vd. vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak zemine değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur.
Dosyada bulunan delil ve belgelere göre davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalılar vekilinin temyizine gelince;
1-Hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal kabul edilen taşınmazlar dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan ve fiile imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri olup, bu parsellerden imar uygulaması sırasında % 29 oranında Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi yapıldığından, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden % 29 oranında Düzenleme Ortaklık Payı indirilmesi gerektiği gözetilmeden, % 40 oranında indirim yapılması,
2-Bina bedelinin hesaplanmasında o yıla ait Bayındırlık Birim fiyatlarının bir sonraki yıl birim fiyatları geçmeyecek şekilde değerlendirme tarihine eskale edilerek bu tarihteki fiyatlar üzerinden değerinin tespit edilmesi gerektiği gözetilerek bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile aza karar verilmesi,
3-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılar Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca, tescil kararı ile davacı idareye geçeceğinden enkaz bedeli düşülmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalılardan ... vd. vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, davacı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, 12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.