İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/410 Esas, 2020/269 Karar ve Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/240 Esas, 2020/263 Karar sayılı kararları ile Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/103 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her üç dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/103 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Gazinatep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/103 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,

2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca yapılan indirim oranının daha fazla olması gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına ve arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Anayasanın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesi gereğince hükmün gerekçe bölümünde, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi ile buna göre hüküm kurulması gerektiği; sanığın mahkûmiyetine esas alınan 16.08.2019 ve 05.12.2019 tarihli eylemler yönünden, fiili ve hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği, buna bağlı olarak, suç işleme kararının yenilenip yenilenmediği belirlendikten ve delilleri de belirtilmek suretiyle gerekçelendirildikten sonra, sanığın eylemlerinin, tek suç, zincirleme suç, iki ayrı suçtan hangisini oluşturduğuna dair hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe olmadan zincirleme suç hükümleri uygulanarak hüküm kurulması,

2. Kabule göre, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince; zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde zincirleme suç teşkil eden eylemlerden ağır olan eylemden ceza verilip, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken sanık hakkında etkin pişmanlık uygulanan ve sonuç ceza itibariyle daha hafif olan eylem esas alınarak sanık hakkında yasal şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2021/637 Esas, 2021/1486 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKINI SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.05.2024 tarihinde karar verildi.