BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN;
Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.10.2021 tarih 2021/2110 Esas 2021/9625 Karar sayılı bozma kararı üzerine;
1. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarih 2021/478 E. 2022/8 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olmadığına, sanığın kullandığını belirttiği GSM hattına ait olduğuna dair bir belirleme yapılmadığına, bu hususta bilirkişi raporu aldırılması yönündeki talebin de reddedildiğine,
*Savunma hakkının ihlal edildiğine,
*ByLock iddiasının sübut bulmadığına,
*FETÖ/PDY soruşturmalarında ByLock’un delil olarak nitelendirilmesine ilişkin iki kriter ortaya konulduğuna, buna göre, sanığın örgütün talimatıyla ağa dahil olduğunun tespit edilmesi ve sanığın bylocku gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığının teknik verilerle ispatlanması gerektiğine, dosya kapsamında yer alan veriler ışığında her iki kriterinde gerçekleşmediğine,
*Bank Asyadaki rutin bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine,
*Örgütle iltisaklı dernek ve sendikalara üye olmanın ya da iltisaklı kurumlarda çalışmanın suç oluşturmayacağına,
*Sanık hakkında TCK'nın 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
*Yetersiz delille ve eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarih 2021/478 Esas 2022/8 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.