Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan ...'ın Aşkale Belediye Başkanı, ...'ın ise başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, sanık ...'ın aynı zamanda 3 Mart Belediye Spor Kulübü Başkanlığını yürüttüğü, sanıkların Aşkale ilçesinde faaliyet gösteren Hürgaz Petrol istasyonunun sahipleri olan ... ve ...'den yardım etmedikleri takdirde sahibi bulundukları İstasyona bağlantı sağlayan D100 karayolu üzerindeki orta refüj aralığını kapatacaklarını söylemek suretiyle Spor Kulübüne yardım yapmalarını sağladıkları, D100 Devlet Karayolu üzerinde sanıkların herhangi bir tasarruf yetkileri olmadığından eylemlerinin rüşvet alma suçunu oluşturmadığı, sanıkların eylemleri ile görevlerine girmeyen ve yetkili olmadıkları bir işi yapabilecekleri kanaatini uyandırarak yarar sağladıkları iddia ve kabul edilen somut olayda; alınan iletişimin denetlenmesi kararının, CMK'nın 135/8. madde ve fıkrasındaki katalog suçlardan olan suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin, iddianameye konu edilen telefon görüşmelerinin ise tesadüfen elde edilen delil niteliğinde olduğu, Ceza Genel Kurulunun 03/07/2018 tarihli ve 2015/1-396 Esas, 2018/323 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, telefon dinlemesi sırasında tesadüfen elde edilen kanıtların dikkate alınabilmesi için söz konusu suçun da CMK'nın 135. maddesinde sayılan katalog suçlardan birisine uygun olması gerektiği, sanıklara isnat edilen yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçu CMK'nın 135/8. madde ve fıkrasında belirtilen katalog suçlar arasında yer almadığından aynı Kanunun 138/2. madde ve fıkrası gereğince iletişim tespit tutanaklarının bu suçun delili olarak kullanılamayacağı, elde edildikleri tarihte yürürlükte bulunan kanunlara uygun şekilde tespit edilmeyen kanıtların hukuka uygun delil kabul edilemeyeceği gözetilerek, hukuka aykırı deliller dışlandıktan
sonra dosyada mevcut diğer deliller, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre de söz konusu paranın bağış olarak verildiği, orta refüj aralığını kapatacaklarını söyleyerek yardım yapmaya zorladıklarına dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 25/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.