Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26/05/2009 tarih, 2009/16-15 Esas, 2009/138 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere gerçeğe aykırı beyan suçunun “oluşabilmesi için bildirimin bizzat borçlu tarafından ve gerçeğe aykırı olduğu bilinerek yapılması ve aynı zamanda bu bildirimin İİK’nın 74'üncü maddesinde gösterilen hususları da içermesi gerekir.
Anılan maddede ise mal beyanının içeriği; “....borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nev’ini mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesi” olarak açıklanmıştır.
Madde metninden de anlaşıldığı üzere, içeriği itibariyle kanuna uygun bir bildirimden söz edilebilmesi için borçlunun bu beyanında;
a) Çeşit, mahiyet ve vasıflarını da göstermek suretiyle borcuna yetecek miktardaki mal, alacak ve haklarını,
b) Her türlü kazanç ve gelirlerini,
c) Yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını,
d) Borcunu ne surette ödeyebileceğini, bildirmiş olması gerekir.
Sanığın merciine sunduğu mal beyanının İİK’nın 74. maddesine göre usulüne uygun bir beyan niteliğinde bulunduğu, yargılama aşamasında sanığın üzerine kayıtlı araç ile taşınmazların olduğunun tespit edildiği ve sanığın mal beyanında adına kayıtlı malları göstermediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle beraatine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.