Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.08.2012 tarih ve 2012/265-2012/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili, müvekkilinin ikamet adresinin Kadıköy’de olduğunu, mahkemenin yetkili olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Alacaklı vekili, borçlunun itirazlarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda, genel kredi sözleşmesinin 40. maddesi ve borçlunun ticaret sicil adresi itibariyle mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar vermiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar HMK’nun 17. maddesi uyarınca kredi sözleşmesindeki yetki sözleşmesinin itiraz eden müşterek borçlu müteselsil kefil yönünden geçerli olmaması nedeniyle mahkemenin bu yöndeki gerekçesine itibar edilemez ise de borçlu şirketin merkezinin bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili olduğu yönündeki gerekçenin yerinde bulunmasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.