Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davalı vekili tarafından temyize konu edilen 09.01.2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/11 Karar sayılı mahkeme kararı, Dairenin 22.12.2015 tarihli ve 2015/15976 Esas, 2015/22963 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davalı vekilinin ilama karşı yapmış olduğu karar düzeltme talebi de 17.10.2017 tarihli ve 2016/5653 Esas, 2017/13075 Karar sayılı ilam ile ret edilerek mahkeme hükmü kesinleşmiştir.
Mahkeme kararında; davalı tarafın soyadında düzeltme yapılması üzerine, her ne kadar davalı vekili tarafından hükmün esası tekrar temyiz edilmiş ise de kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı temyiz yasa yolu açık olmayıp, temyiz isteminde bulunulması mümkün olmadığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalının temyiz dilekçesinin yukarıda açıklanan nedenlerle REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.