İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2017 tarihli iddianamesiyle temyizin kapsamına göre sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Fatsa Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.01.2020 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın bu suçtan beraatine ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık ...'nın olay sırasında inceleme dışı sanık ...'ın yanında bulunduğunu, birlikte mağdurun üzerinde hakimiyet kurduğunu, eylemler sırasında video kaydı yaptığını, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Dava konusu olay; inceleme dışı sanık ...'ın, katılan ...'in bilgisi olmaksızın hile kullanmak suretiyle Samsun ilinden Ordu ili Fatsa ilçesine yanına getirterek, diğer sanık ... ile birlikte araçtan zorla indirip cebir kullanmak suretiyle ve silahla hürriyetinden yoksun bıraktıklarından bahisle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Davaya konu olayda, sanıklardan ...'in aynı ortamda bulundukları tanık M.'nin telefonunda eşi hakkında katılan ...'in yorumda bulunduğunu görmesi üzerine Münevver'in telefonundan mesaj atarak katılanı Fatsa'ya çağırdığı, buluşma yerinde ruhsatsız tabanca ile basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı olayda, sanık ...'ın katılan ...'e Samsun ilinden Fatsa ilçesine getirilmesinde veya çağrılmasında herhangi bir dahlinin bulunmadığı, olayın gerçekleştiği zamanda ise sadece tanık M. ile beraber olay yerinde bulunup katılana yönelik herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, sanığın her aşamada suçu inkar şeklindeki savunmalarının aksine somut ve inandırıcı nitelikte delil bulunmadığı ve bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle 7035 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında verilen mahkûmiyete dair hükmün kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı hürriyeti tahdit suçundan delil yetersizliği sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya incelemesinde, sanık ...'nın soruşturma aşamasındaki 19.04.2017 tarihli ifadesinde, katılan ...'i buluşma yeri olan Fatsa ilçesine getirebilmek amacıyla, ...'in cep telefonundan inceleme dışı sanık ... ile mesajlar yazdığını açıkça belirttiği ve bu suretle katılan ...'in olay yerine hile ile getirilmesi sonucu inceleme dışı sanık ...'ın katılan ...'in koluna girerek tenha bir alana götürüp bacağına ateş etmek suretiyle yaraladığı ve sanık ...'nın olay yerinde bulunup sanık ...'ın katılana yönelik eylemlerini video kaydına aldığı ve bu şekilde sanık ...'nın inceleme dışı sanık ... ile olayın başından itibaren hile kullanmak suretiyle katılanın Fatsa'ya gelmesini sağlayarak katılanı alıkoydukları olayda, sanıkların hile ve cebir kullanarak ve birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri anlaşılmakla sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken, delillerin takdirinde hukuki yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.01.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi